Bu yıl Anneler Günü onlar için hem eskisinden daha anlamlı hem de fazlasıyla heyecanlı çünkü kendileri de çiçeği burnunda bir anne olarak ilk kez Anneler Günü’nü kutlayacak. Bunu düşündükçe kalp atışlarının hızlandığına eminiz ama onlara sorsak çok daha fazlası da vardır biliyoruz. Cemiyet, sanat ve moda dünyasından Anneler Günü heyecanını bu yıl ilk kez anne olarak yaşayacak Yasemin Taciroğlu, Zeynep Tosun, Gizem Karaca, Ege Kökenli ve Başak Gümülcinelioğlu’na annelik duygularını sorduk. Ayrıca onlardan ilk kez yaşayacakları Anneler Günü anısına çocuklarına bir mektup yazmalarını rica ettik. İşte o duygular ve mektuplar...
Hazırlayan: İrem Orhan

YASEMİN TACİROĞLU URAS
“ANNE OLMAK HAYATIMA BAMBAŞKA BİR ANLAM KATTI”
İ.O: Bu yıl ilk kez Anneler Günü heyecanını siz de bir anne olarak yaşıyorsunuz; öncelikle bununla ilgili duygularınız neler, bu heyecanı nasıl tanımlıyorsunuz?
Y.T.U: Annelik çok güzel bir duygu, oğluma aşığım... O hayatıma bambaşka bir duygu ve anlam kattı. Diğer yandan da tabii çok büyük ama aynı zamanda çok da güzel bir sorumluluk annelik...
“Benim canım aşkım prensim, sen hayatımda yaptığım en güzel şeysin... İyi ki geldin, iyi ki benim oğlum oldun. Umarım hayat sana hep güler, sen de vatana, millete hayırlı bir insan olursun. Seni çok seviyorum...” ANNE

ZEYNEP TOSUN
“BU KADAR BÜYÜK BİR SEVGİYİ TASVİR ETMEK ÇOK ZOR”
İ.O: Bu yıl ilk kez Anneler Günü heyecanını bir anne olarak yaşayacaksınız; öncelikle bununla ilgili duygularınız neler, bu heyecanı nasıl tanımlıyorsunuz?
Z.T: Bu yıl Anneler Günü benim için bambaşka bir anlam taşıyor. Eskiden annelik konusunu anladığımı düşünürdüm ama aslında ne kadar uzakmışım bu kadar büyük bir duyguya ona şaşırıyorum. Şimdi canımdan bir parça büyütüyorum, tanımlaması çok zor bir duygu. Bu kadar büyük bir sevgiyi aynı anda bu kadar büyük bir koruma içgüdüsünü tasvir etmek çok zor. Çok heyecanlı, mutluluk dolu bir dönüşümden geçiyorum.
“Canım oğlum, seninle hayatımızın en derin ve en gerçek sevgisini yaşıyoruz. Seni öpmeye, koklamaya doyamıyoruz. Babanla bizim hayatımızın anlamı oldun. Sana dünyayı anlatmak, seninle yaşamak, seni yaşamak için sabırsızlanıyoruz. Anne olarak ben yeni bir ben oldum. Her zaman yanında olacak; seni sevgiyle kucaklayacak, koruyacak ve destekleyeceğim. Bizi seçtiğin için, hayatımıza kattığın ve katacağın her şey için sana minnettarız. Seni çok seviyoruz...” ANNEN

GİZEM KARACA
“BU SENE İLK DEFA ANNELER GÜNÜ’M KUTLANACAK ÇOK HEYECANLIYIM”
İ.O: Bu yıl ilk kez Anneler Günü heyecanını bir anne olarak yaşayacaksınız; öncelikle bununla ilgili duygularınız neler bu heyecanı nasıl tanımlıyorsunuz?
G.K: Her şeyin çok sıradanlaştığı ve grileştiği an Leyla Yaz girdi hayatıma. Hayatımı rengarenk yaptı. Benim bildiğim tek anne benim canım annemdi... Şimdi ben anne oldum. Bakın böyle tekrarlamam gerekiyor bazen, hala inanamıyorum. Ben anne oldum. Bu sene ilk defa benim Anneler Günü’m kutlanacak çok heyecanlıyım. Yaz daha 10 aylık, hiçbir şey hatırlamayacak ama ben ömür boyu unutmayacağım.
“Dünyam... Sen annenin en savunmasız olduğu ama bir o kadar da güçlü hissettirdiği en değerli varlıksın. Canımdan kanımdansın. Sen dünyaya geldiğin andan beri kalbim dışarda yaşıyorum. O ışık dolu bakışların her gözlerimle buluştuğu an zaman duruyor, etraf sakinleşiyor. Senden önce her şey çok renksizdi, şimdi her yer rengarenk. Annen sonsuza kadar senin yanında olacak birtanem. Seni çok seviyorum.” ANNEN

BAŞAK GÜMÜLCİNELİOĞLU
“ANNE OLMAK BENİ ÇOK DAHA İYİ BİR VERSİYONUMA GETİRDİ
İ.O: Bu yıl ilk kez Anneler Günü heyecanını bir anne olarak yaşayacaksınız; öncelikle bununla ilgili duygularınız neler bu heyecanı nasıl tanımlıyorsunuz?
B.G: Annelik... Evlat sevgisi... Sevgilerin bambaşkasıymış. Daha önce kimseyi sevmediğim gibi seviyor, kimseye bakmadığım gözle bakıyorum oğluma, hayata. Beni çok daha iyi bir versiyonuma getirdi anne olmak, her geçen gün de geliştiriyor. Kabiliyetlerim, vicdanım, empati duygum, gelişme arzum, sevgim... Zorlukları yok mu, var. Alışılmış her şeyin bir üst sürümünü yaşamak bence ebeveynlik. Kalbim büyüdü sanki. Hayata bana çok istediğim bu hediyeyi verdiği için, her gün şükrediyorum. Devin’in gözlerine baktığımda sanki içimde kelebekler dolaşıyor. Hamileliği de, anneliği de çok sevdim. Minnettarım.
“Devin, canım, kıymetli oğlum... Sana her gün tekrarlıyorum kalbine girmesini istediğim cümleleri. Senden en çok istediğim şeyleri biliyorsun aslında. Mutlu ol oğlum. Kendin ol. Vicdanlı ol oğlum. Kendini sevmeyi bil. Adın gibi ol, değişimin gelişimin insana dair olduğunu unutma. Kendini anlamayı önemse. Empati yapan bir adam ol. Her zaman içindeki sesi dinle. O sesi anlamlandıramasan bile bir şey sana ağır hissettiriyorsa, mutlu etmiyorsa asla gitme o yöne, gel bizle paylaş, biz seni dinleriz. Hatta eğer bir şey gönlünde hafif değilse, biz söylemiş dahi olsak yapma. Hayat ya bu, insanız güzellikler de bizim, zorluklar da, ne olursa olsun hikayemizde hiç şüphen olmasın, baban ve ben her zaman yanındayız ve seni her halinle çok seviyoruz.” ANNEN

EGE KÖKENLİ
“ANNE OLDUM VE SANKİ İÇİMDE YENİ BİR KATMAN AÇILDI”
İ.O: Bu yıl ilk kez Anneler Günü heyecanını bir anne olarak yaşayacaksınız; öncelikle bununla ilgili duygularınız neler bu heyecanı nasıl tanımlıyorsunuz?
E.K: Açıkçası bu yıl Anneler Günü’nün anlamı benim için tamamen değişti. Daha önce dışarıdan baktığım, kutladığım bir gündü; şimdi içindeyim. Bu geçiş hali çok tuhaf ama bir o kadar da büyüleyici. Bir yandan hâlâ kendimi ‘ben’ olarak hissediyorum, diğer yandan hayatımın merkezine başka bir varlık yerleşti. Heyecanımın en büyük kısmı şu; artık dünyaya birinin annesi olarak bakıyorum. Her şey daha hassas, daha anlamlı ve biraz da daha kırılgan. Ama aynı zamanda çok güçlü bir his. Sanki içimde yeni bir katman açıldı. Bu ilk Anneler Günü benim için biraz şaşkınlık, biraz gurur ve çokça sevgi demek.
Minik kızım, kocaman bir kız olduğunda okuman için bu mini mektubu sana bırakıyorum. Belki sen okumayı öğrenene kadar, okuyan başka insanlara da bambaşka şeyler hissettirir cümlelerim. Bilmelisin ki dünyaya gelişinle kalbimde kocaman bir pencere açtın. Beni bambaşka birine dönüştürmedin çünkü sana çok hazırdım. Ama bana ihtimallerin sonsuzluğunu, sevginin gücünü, en çok da kendi gücümü gösterdin. Dünya seninle çok daha anlamlı ve ben bu ihtimaller denizinde dalgalara karşı çok daha dirençliyim. Sayende. Bu hayatta ne olursan ol ama en önemlisi mutlu ol. Senin için en büyük dileğim bu. Ve tabii ki hayat karşına hep iyi, güzel insanlar çıkarsın. En çok ihtiyaç duyduğun şeyin bu olduğunu zamanla anlayacaksın. Seni çok, çok seven ve her gün seninle yeniden büyülenmeyi öğrenen.” ANNEN